Karabasan Nedir? Bir de benden dinleyin!

Merhaba dostlar, karabasan konusunda tüm şehir efsanelerini yok edebilecek bir hikayem var.

Öncelikle karabasan ne demek? Bilmeyenler olabilir açıklayayım.

Karabasan nedir:

Karabasan, halk dilinde “karabasan basması” “cin” veya benzeri bir mahlukatın biz uykudayken bize musallat olması olarak bilinir.

Tıp dilinde ise karabasan olayının bilimsel terimi uyku felcidir… 🙂

Bu yazıyı gece saat 04:14 itibari ile yazıyorum.

Başımdan geçenleri bir bir anlatacağım!

Sizi temin ederim. bu hikayede karabasan gerçeğini ve aşağıdaki soruların cevaplarını net olarak bulacaksınız.

  • Karabasan belirtileri.
  • Karabasan neden gelir?
  • Karabasan cin midir?
  • Karabasan çökmesi nedir?
  • Karabasan doğru mu var mı?

Gibi soruların cevaplarını hikayeyi okuduktan sonra kendiniz net olarak bulacaksınız.

Size şehir efsanelerinden veya tıbbi terimlerden ziyade başıma gelenleri ve ciddi tespitlerimi yazacağım!

Karabasan Bana da Geldi 😱

Gelsin hoş gelmiş…

Karabasan denilen şehir efsanelerini anlatırlar. Küçüklükten beri hatırlarım yaşı bizden büyük abiler ablalar anlatırlardı biz de kuzu kuzu dinlerdik.

Anlattıklarına göre uyurken ne olduğunu bilmediğiniz bir güç üzerinize çöküyor ve sizi esir alıyor.

Gözleriniz açık, görüyor ama kıpırdayamıyoruz.

Hatta daha da öteye giderek şunları da duyuyordum.

Bir efsaneye göre karabasanın küpesi varmış. Eğer ki size çökünce küpesinden yakalayabilirseniz karabasan adeta size esir düşüyormuş ve esirlikten kurtulmak için size altınlar vererek kendisini azad etmesini istiyor, bunun uğruna sizi zengin ediyormuş.

Hikayenin bu tarafından bakınca inanasınız geliyor ve karabasan gelsin mi gelmesin mi ne istediğinizi bilemiyor tereddütte kalıyorsunuz. Hahahaha 😬

“Ulan gelse de bir yakalasam küpe de neymiş ben tuttummu kulağı götürürüm zengin olur köşeyi dönerim oh miss”

Eminim ki hikayeyi bilenler kendilerine karabasan geldiğinde korksalar bile küpeyi yakalamak uğruna çok debelenmiştir.

Ben de ilk olarak 14-15 yaşlarında bu karabasan olayı ile tanıştım.

Karabasan Sırt Üstü Yatarken Gelir?

Sırt üstü yatıyordum ki sanki bir his irademi elimden aldı ve beni tutuyor kalkmama müsaade etmiyor gibiydi.

O an çocukluktan beri bize anlatılan hikayeler aklıma geldi.

Hatta ne yalan söyleyeyim küpe mevzu bile aklıma geldi 😬 ama tırsmaktan beynim öyle bulanmış ki hemen içimden bildiğim duaları okumaya başladım.

Dua okuyunca kendime geldim ve uyandım.

Dostlar Karabasan Duası diye özel bir dua falan yok işte Nas Felak sureleri bile bilinmezlikten korunmak için işinizi görüyor. Hehehe

Sonrasında gerçekten korkmuş olacağım ki ışıkları falan yaktım lan neler oluyor. Tövbe Bismillah etrafa bakındım.

Gecenin bir yarısı koca ergen delikanlı erkekliğe bok sürüp korktum da diyemezsin, yiyorsa ışığı kapat tekrar uyu. 😬

Sonra Allah’tan başka hiç bir şeyden korkmamam gerektiği prensibi ile uyumaya çalıştım ve uyumuşum.

Aradan 1-2 sene geçti geçmedi karabasan olayı bir daha başıma geldi.

Annemle durumu paylaştım ve bana demez mi bana zaman zaman oluyor diye 😱

“Ben sırt üstü yatınca oluyor falan dedi”

Normalde yatarken hep yan yatmayı severim.

Ama aynen doğru benim de bu başıma geldiğinde sırt üstü yatıyordum.

Daha sonra anladım ki bu olay sırt üstü yatınca oluyor.

Artık sırt üstü uykuya dalmaktan imtina ettim ve yan şekilde yatmaya başladım.

Olay başıma sürekli gelmediği için unuttum gitti.

Aradan yine uzunca bir zaman sonra başıma geldi.

Sanki bir güç beni tutuyor. Ben doğrulmaya çalışınca bastırıyor gibi.

Uyanmaya çalıştıkça bir his uyanma uyku tatlı diyor gibi.

Ve sanki uyuyunca derinliklere yok olup gidecekmişim gibi.

100numaraliadam Yeni Konu:  Güzel Ülkemin Artık Düzelmesi Lazım

Bir de ilginçtir, herkesin anlattığı gibi etrafı görebiliyorsunuz.

Yani gözüm açık nasıl irademe sahip çıkamıyorum diye çıldırıyorsunuz adeta.

Ben genelde dua okuyup biraz da doğrulmaya çalışıp kendimi uyandırıyordum.

Eskiden Google yoktu!

Bu olayın size bilimsel olarak nasıl meydana gelebildiğini anlatacak kimse de yok etrafta.

Zaten durduk yerde bu olayın peşine de gitmiyorsunuz. Olay bitiyor sonra unutuluyor.

Neyse ben bu olayı bir zaman sonra kafaya takmaya başladım.

Ayrıca tecrübe de kazanmıştım. Daha sonra başıma geldiğinde kendimi uyandırmaya çalışmadan etrafı izleyerek kendimi dinledim.

Hissettiklerim. Aşırı bir tatlı uyku halinden uyanmama ve uyanmayınca sanki ölecekmiş hissine kapılma arasında gidip gelme.

Yani hem uyanmayayım, olacakları hissedeyim diyorum. Hem de uyanmazsam sanki giderek daha derine inip hiç uyanamayacakmışım irade elimden gidiyormuş gibi hissediyordum.

Aslında bu uykuya dalış evresinde elimden giden iradenin hissettirdiği duyguydu. Beynim yarı uyanıklıktan tam uyanıklığa geçiyordu.

Ben her defasında bu durumdan son anda kendimi uyandırıyordum.

Karabasan Gerçeğini Nasıl Keşfettim?

Karabasan gerçeğinin öyle üç harfliler tarafından veya buna benzer bir bilinmezlikten değil de tıbbi bir olgu olduğunu kendimce yöntemlerim ve gözlemlerim ile keşfetmiştim.

Keşfetmeden önceleri  “Allah bizi yaratmış ve karabasana bu bu güç neden verilmiş de bize musallat oluyor bizle oynuyor?” diye düşünmeden edemiyordum.

Neredeyse her insana musallat oluyor Allah bizleri sever bu sanki böyle olmamalıydı diye sorguluyordum.

Sonradan anladım ki bu karabasan zaten uydurmasyon! Hissettiğin güç senin kendi gücün!

Hep uykuya dalarken oluyor ve sırt üstü yatarken oluyor. Bu işte bir terslik var diyerek artık şehir efsanelerindeki karabasana inanmamaya başlamıştım.

Hatta bir keresinde yine karabasan halindeyim ve kendi kendime dedim ki “korkmuyorum ulen” ve gülmeye başladım.

İstemsizce uyandım ve o an kendimi çok güçlü hissettim.

Gecenin karanlığında güldüm ve tatlı uykuma yan yatıp devam ettim.

Buraya kadar denemelerimde bir çok kere korkmuş olsam da kendimi uyandırmadan etrafı izleme gözlemlerim bu durumun mantıksız olduğunu söylüyordu.

Mantıksız tarafı etrafı görüyor olmamdı:

Gözüm Kapalıyken Etrafı Nasıl Görüyordum?

Evet karabasan çökmesi ile karşılaşan çoğu insan anlatır. Etrafı görüyorum.

“Bağırıyorum sesim çıkmıyor.”

Kimisi eşi yanındayken “eşim yanımda görüyorum uyandırmaya çalışıyorum beni duymuyor” diyor.

Aslında gözünüz gerçekten açık mı kapalı mı?

İşte hikayenin en can alıcı noktası burada; yaşadığım tecrübeyi anlatacağım ve tüm korkularınız anlatacaklarım ile sona erecek!

Gözümüz açık olması durumu zaten mantığa aykırı. Bu durumla ilgili bir delil de mevcut değil.

Öyle olsa, gözü hafif açık uyuyan insanları karabasan girdi diye uyandırmak gerekirdi.

Kendimi bir daha tehlikeye attım.

Bir gün yine sırt üstü yatmış olacağım ki yine bir karabasan hali oluştu.

Konunun ortasından okuyan da “karabasan çağırma” ayini falan yaptığımı düşünecek.

Yok tamamen rastlantısal.

Yine üzerime ağırlık çökmüş tatlı uykumun içine ediyordu, kendimi uykudan uyandırmak istemiyordum.

Ama dostlar kendimi bu süreçlerde o kadar çok geliştirdim ki artık istediğim zaman kendimi nasıl uyandıracağımı biliyorum.

Uyanmak için kendimi zorluyorum ve artık uyanıyorum. Bu tecrübe gerektiren bir zorlama olabilir. Değişik bir hissiyat.

Daha önceleri dua ile uyandığımı sanıyordum. Aslında yine dua ile uyanmış sayılırım ama şimdi anlıyorum ki mucizevi bir şekilde değil.

Duanın gücü sayesinde kendimi kaldırabilme yeteneğini kolayca öğrenmiş olabilirim bilemiyorum.

Lafı uzatmayayım işte karabasan halindeydim…

Kendimi uyandırmadım ve etrafı detaylı olarak izleyerek kafamda not alayım dedim.

100numaraliadam Yeni Konu:  Naçizane Bilge Defteri

Geliştirdiğim tezim bir metot üzerinde yoğunlaşmamı sağladı.

Normalde bilinç kendini net zannetse de aslında öyle bulanık ki yani o an uykuya dalsanız yaşadığınız şeyi rüya sanar uyanınca hatırlamazsınız bile.

Karabasan halinden uykuya dalmadan etrafın haritasını çıkarmaya başladım.

Uyku halindeyken nerede olduğumu biliyordum.

Bu bilinçaltımdan gelen bir bilgiydi.

Odamdayım.

Etrafıma bakıyorum dağınık bir oda, kafamı fazla çeviremiyorum. (ben öyle sanıyorum)

Tam karşımda kapı var ve kapının arkasında askılık var.

Askılıkta kot pantolonum ve tişörtüm asılı.

Giysilerimi çıkartınca kapı arkası askılığına asarım. O yüzden askılığım hiç boş durmaz.

Tam bu anda bu bilgiyi unutmadan (1 pantolon + t-short) hemen kendimi zorladım uyandırdım.

Biraz doğruldum ve perdenin kenarından süzülen ışığın yardımı ile kapımın arkasındaki askılığa odaklandım.

O da ne!

Askılıkta hiç elbise yoktu! 😵

Oysa ben gerçekten etrafı görebildiğimi sanıyordum.

Aslında bilinç altım bana oyunlar oynuyormuş.

Yarı uyanık bilinçteyken zaten hangi odada olduğunu biliyorsun.

Ama göremediğin için bilinçaltın boşlukları hayal ile kendisi dolduruyor.

Bunu yaparken de senin bilgilerinden faydalanıyor.

Kapının arkasında normalde hep elbise asılı olan bilinçaltı bilgisi orada sanki elbise var algısı yaratıyor.

Bilinçaltınız bunları öyle gerçekçi yapıyor ki buna hayran kalmamak elde değil.

Bir de beynimizin şu özelliği vardır ki anlatayım sonra hepiniz bana hak vereceksiniz;

Beynimiz bulunduğunuz mekandaki her nesneyi tarayarak haritasını hafızasında oluşturur.

Bu genelde yaşam alanımızda olur.

Bu sayede çoğu engelden kendinizi kolaylıkla koruyabilirsiniz.

Örneğin salonun ortasında bulunan tümsek, kolonlar duvarlar vs.

Bunu şu şekilde anlayabilirsiniz.

Örnek evinizin şekli hep aynı iken bazen yanda duran gözünüze farklı gelen bir görünü olur.

Orada biri mi var diye bakasınız gelir.

Ama görürsünüz ki baktığınız şey aslında çamaşırları kurutmak için eşinizin astığı çamaşırlıktır.

Normalde o bölgede farklı bir nesne olmadığı zaman o bölgeye bir anda bakasınız gelmez.

Çünkü düz bakarken yanlardaki nesneleri bile beyin tarar.

Konunun özüne geldik ve görüyoruz ki karabasan diye bir şey sizin korktuğunuz bir bilinmezlik değil.

Peki gerçekte karabasan nedir?

Karabasan Bilimsel Açıklaması

Uykunun evreleri vardır:

0. Non-Rem Uykusu

Non-Rem yani rem olmayan ama derin uykudur. Uykunun 4 de 3 lük kısmı oluşturur. Gün içerisinde yaşadığımız yorgunluk ve vücuttaki fiziksel hasarlar bu evrede tedavi edilir.

1. Birinci Evre

Uykuya dalma evresidir. Bu evrede uyku oldukça hafiftir ve hemen uyanmak mümkündür. Birinci evrede gözlerin hareketinde yavaşlama gözükür ve kaslarda hareketlilik azalır.

2.  İkinci Evre

Uykunun en ayrıntılı bölümlerindendir. Göz hareketi birinci evreye göre daha yavaştır. İkinci evrede uyandırılan bir kişi uyumuş olduğunun farkında olmayabilir. Uyumadığını bile söyleyebilir.

Örnek: Anneannem 😬  Uyku süresinin yarısını bu evre kapsar. Bu evrede kaslarımızdaki hareketlilik biraz daha azalır.

3. Üçüncü Evre

Uyku giderek derinleşmektedir. Kaslardaki hareketlilik azalmıştır. Göz hareketleri varsa yavaştır. Toplam uyku süresinin 4 de 1 ini oluşturur.

4. Dördüncü Evre

Bu evre oldukça derindir. Uyuyan insan bu safhada zor uyanır. Uyurgezerlik ve uykuda konuşma genellikle bu kısımda görülür. Kişi bu evrede uyanmışsa kendini uykulu hisseder.

5. Beşinci Rem Uykusu

Beşinci evre rem uykusudur. Bu evrede uyuyan insanda hızlı göz hareketleri tespit edilmiştir. Bu evrede uykudan uyanınca gördüğünüz rüyayı hatırlayabilirsiniz. Bu evrede nefes alış verişlerimiz artar, kalp atışımız hızlanır. Rüyalar rem uykusu dediğimiz bu evrede görülür. Uyku esnasında beyin hareket fonksiyonlarını kitleyerek geçici bir uyku felç haline neden olmaktadır.

100numaraliadam Yeni Konu:  Aldatmak, Kandırmak, Menfaat

Rüyaların görüldüğü bu evrede beyin kendini kitlemezse rüyadaki hareketleri fiziki olarak yapmak durumunda kalırsınız. Örneğin boks yaptığınız bir rüyada gerçekten yumruklarınızı sallarsınız. Yanınızda eşiniz uyuyorsa gözünü şişirir, akabinde gelişecek olaylar sonrası neticede kafanıza mutfak tavasını yersiniz. 😬  Rem uykusu, uykunun 4 de 1 lik bir bölümünü oluşturur.

İşte gelelim asıl meseleye;

Karabasan görmemiz bu evrede gerçekleşir. Rem uykusu evresine geçerken normalde rüya görmeye başlamanız gerekir ve elinizi ayağınızı oynatamamanız gerekir.

Bu esnada istemsizce uyanırsanız olanlar olur!

Vücut kendini kitlendiği için hareket etmeye çalışır ama hareket edemezsiniz. Uyumak ile uyumamak arasında bir çizgidir bu.

Bu evrede uyandırılan kişi gergin bir ruh hali veya agresif bir modda karşınıza çıkabilir. Yatağın solundan mı kalktın tabiri bu evreden gelir. 😬

Bu evreye sırt üstü giriyorsanız ciğerlerinizdeki basıncı hisseder ve sanki üzerinize bir şey oturmuş zannedersiniz.

Konuyla alakalı olarak:

Bazı insanların ufo gördüklerini iddia etmeleri, kendini kaçırılmış gibi gördüklerini iddia etmeleri bu evrede oluşan rüyaların insanın kendini uyandıramaması neticesi oluşan durumlardır.

Anadoluda karabasanı cin vs ilişkilendirmeleri neticesinde bizim rüayalarımıza bu şekilde yansıyan belirtiler, farklı ülkelerde farklı senaryolarda gelişmektedir.

Karabasanın dünya dilinde farklı isimlendirmeleri bile olmuştur.

Karabasanın Diğer İsimleri ve Dünyada Karabasan:

Ülkemizde:

Türkiye’de: genellikle uyku felci olayı cinler tarafından yapıldığı zannedilir.

Ülkemizde bir çok değişik ismine rastlayabilirsiniz.

  • Karabasan
  • Karabasma
  • Karabastı
  • Garabastı

Bu isimler moğolcadan türediği sanılıyor…  Moğolca Harah ve Karah sözcüğü görmek, bakmak manasını taşırken, Harağah ise lanet anlamını taşır.

Bunların birleşimi ile sözcük değişim göstererek günümüze kadar geldiği zannedilmektedir. Ayrıca azerice hayalet sözcüğünün karşılığı karabasma dır.

Bu sadece bize özgü bir olay değil. Tüm insanlığın uyku dönemleri aynı ve bu karabasan hikayesi farklı isimlerde farklı kültürlerin başına gelmekte.

Yabancı Ülkelerde:

Japonya: Kanashibari

Kanada Newfoundland: Burası Kanadada bir adadır. Burada karabasan olayı yaşlı bir cadının ziyareti olarak düşünülür.

Meksika: Subida del muerto (Ne alakaysa Tepeye tırmanan ölü demekmiş)

Almanya: Hexendrücken (Almanlar da bunu cadı olarak tanımlamış “Cadı Basması” olarak biliyorlar.)

Kore: Gawinullim (Gawi tarafından bastırılmak demekmiş. Gawi de ruh şeytan gibi bir anlamı varmış.)

Endonezya: Tindhihen (Üzerine uzanılmak)

Filipinler: Bangungot

Vietnam: Ma de

Rusya: Domovoi (Rusyada bu inanış kötü evlilik veya ihanet için ev halkını cezalandıran kötü ruhun buna sebep olduğu sanırlır.)


Gördüğünüz gibi bu karabasan hikayesi de cacık çıktı.

Korkuya lüzüm yok arkadaşlar!

İşin gerçeği uyku felci.

Uyku Felci Ne Zaman Oluşur:

  • Genellikle yorgunken uyuduğunuzda.
  • Yemek yediğinizde karnınız şişken.
  • Sırt üstü yattığımızda Akciğerlerimizdeki basınç artıyormuş bu da zaten baskı hissi oluşturuyor.

 

Unutmayın:

“Korkuyu yenmek için korkunuzun üzerine gitmelisiniz…”


Siz de kendi karabasan hikayenizi aşağıya yorum olarak yazınız ki ortak noktalarda birleşelim… Ayrıca gerçek olan ve beğenilen hikayeleri yazı içine taşıyacağım.

Bu yazıyı derecelendirin!
 

Yazar: utquick

Merhaba,
Bu site 2017 senesinde kurulmuştur:
Kemal SUNAL 'ın 100 Numaralı Adam filminden feyz alınarak kurulan sitemiz, filmdeki Halk Kahramanı rolünü de bünyesine katarak dürüst paylaşımlarda bulunmaktadır. Bizi takip ediniz. Büyük bir aile oluyoruz. Tek güvencemiz paylaşımlarımızın samimiliğidir.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Güvenlik Kontrolü *